Bu Talimat Nereden? Memleket Siyah Gözlüklülerin Elinde Mi?

0

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin “Terör propagandasıyla yargılandığı mahkemenin 9’uncu duruşması Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yaklaşık 3 yıldır ek iddianamelerle devam eden mahkeme beraatla sonuçlandı.
Beraat haberinin ardından Alparslan Kuytul Hocaefendi ve Furkan Gönüllüleri Adana Atatürk parkında bir araya gelerek 3 yıl boyuna çeşitli bahanelerle uzatılan mahkemeyi kınamak için basın açıklamasında bulundular.
Alparslan Kuytul Hocaefendi, açıklamasında bizim hakkımızda hem telefonla hem de yazılı bir şekilde talimat verenler kimler, memleket siyah gözlüklülerin elinde mi diyerek bir türlü Allah’a kul olamamış olanları, kullara kulluktan kurtulamayanları, bir kez daha Allah’a kul olmaya davet etti. ‘Sizin gibiler şimdi hapisteler. Siz de bu devran değiştiği zaman hepiniz hapse gireceksiniz. Kanunsuz talimatlar verenlerin hiçbiri -bunların aşağı yukarı birçoğu bilinmektedir -devran değiştiği gün kaçamayacak ve mahkemelerde hesap vereceklerdir.’dedi.
Açıklamanın ilgili kısmı şu şekildedir:

Hem Yazılı Hem De Telefonla Gizli Talimat Verenler Kim?

Değerli kardeşlerim, ben cezaevine başvuru yaptım. Müdürle görüştüm, kaç defa başvuru yaptıktan sonra mahkeme kararını Müdür Bey’e götürdüm ve dedim ki “Müdür Bey benimle ilgili karar bu, terör örgütü propagandası; üyelik değil.”
Müdür: “Hayır” dedi ve şaşırdı. Bize gelen kâğıtta -müzekkere diyorlar- bize gelen müzekkerede böyle yazmıyor, üyelik yazıyor.” dedi.
Ben de “Müdür Bey alın kararı okuyun dediğimde baktı, şaşırdı.”
Müdür: “Allah Allah!” dedi sonra sekreterliğe telefon açtı “araştırın” dedi. Dosya ismini ve numarasını söyledi, bakalım doğru mu?
Canım sıkıldı, “Müdür Bey, ben yalan söylemem ama sen yine de araştır” dedim. Biraz sonra haber geldi dosya numarasına bakılmış; evet, benim dosyam ve terör örgütü propagandasından tutuklanmışım, üyelikten değil. “Müdür Bey size bunu kim söyledi? diye sorduğumda,
Müdür Bey: “Bize gizli talimat geldi” dedi.
Ben de “Görebilir miyim?” dedim,
Müdür Bey: “Hayır göremezsin” dedi.
Ben: “Avukatıma gösterir misiniz?” dedim,
Müdür Bey: “Hayır, gösteremeyiz. Bize bir yazı geldi, bir de biraz sonra telefon geldi” dedi, şaşırdı.
Benim eşim burada, benim tutuklanmam için iddianameyi hazırlayan savcıya gidiyor, -Adana’daki savcıya- diyor ki “Benim eşimin terör örgütü üyesi olduğunu siz mi cezaevine bildirdiniz, bu talimat buradan mı çıkıyor?” Savcı şaşırıyor “Hayır, biz böyle bir şey yapmadık.” diyor. Eşim Ankara’ya gidiyor, Ankara’da Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğündeki yetkililere soruyor, “Eşimin terör örgütü üyesi olduğunu siz mi söylediniz cezaevine, bu talimatı siz mi verdiniz?” diyor.” Onlar da “Hayır, biz böyle bir talimat vermedik” diyorlar.

Bu Talimat Nereden? Memleket Siyah Gözlüklülerin Elinde mi?

Değerli kardeşlerim, bu talimat nereden? Siyah gözlüklülerden, memleket siyah gözlüklülerin elinde. Mahkeme gibi cezaevine talimat veriyor, istediği adama istediği şekilde muamele yapılmasını sağlıyor. Hâkim ne karar verirse versin o istediği adama istediğini yapıyor, intikam almak istiyor. Cezaevi idaresi yapmasın da görsün! Ertesi gün Şırnak’a tayini çıkıyor mu çıkmıyor mu? Onlar da bunu bildiği için yasadışı olan bu talimata uyuyorlar. Daha evvel böyle yapanların birçoğu şu an hapiste. Kanunsuz talimatları yerine getirenler ve biz emir kuluyuz diyenler; bir türlü Allah’a kul olamamış olanlar, kullara kulluktan kurtulamayanlar, sizin gibiler şimdi hapisteler. Siz de bu devran değiştiği zaman hepiniz hapse gireceksiniz. Kanunsuz talimatlar verenlerin hiçbiri -bunların aşağı yukarı birçoğu bilinmektedir -devran değiştiği gün kaçamayacak ve mahkemelerde hesap vereceklerdir. “Bize böyle talimat geldi.” diyorlar. Göreceksin sen müdür bey, o talimatı verenler de sen de göreceksiniz. O talimatı veren kanunsuz talimat veriyor, sen de o kanunsuz talimatı uyguluyorsun. Darbeciler “Bana komutanım talimat verdi.” dediğinde kurtuldu mu? Sen de kurtulamazsın. Kanunsuz talimata uyamazsın, bugün güçlülerin emrindesiniz, onların dediklerini yapıyorsunuz; bu böyle devam etmeyecek, eninde sonunda bu devran bir gün değişecek.

Tamamını okumak için tıklayınız;

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here