Alparslan Kuytul Hocaefendi’ye ve Furkan Hareketi Mensuplarına Yapılan Hukuksuzluklar ve Sistematik Zulüm

0
  •  Alparslan KUYTUL Hocaefendi müştekinin soyut beyanlarının dışında herhangi bir somut delil olmadan 05.2022 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmıştır.
  • Tutuklandığı tarihte Adana Kürkçüler Kapalı Cezaevine gönderilen Alparslan KUYTUL Hocaefendi orada birkaç saat kaldıktan sonra Ceza Ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu ŞİFAHİ KARARLA geçerli hiçbir gerekçe gösterilmeden (isnat edilen suçlamanın yeri Adana olmasına ve mahkemenin de Adana mahkemelerinde görülecek olmasına rağmen) Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.
  • Hukuka aykırı bir şekilde verilen şifahi sevk kararına tarafımızca her ne kadar itiraz edilmişse de yapılan itirazlarımız da yine gerekçesiz olarak reddedilmiştir. Ayrıca Alparslan KUYTUL Hocaefendi’nin de başka bir cezaevine sevk talebi de reddedilmiştir.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi şu anda tutuklu bulunduğu Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 155 gündür tek başına tecritte tutulmaktadır.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi kendisine uygulanan tecrit zulmü ve psikolojik işkenceden rahatsız olduğunu ve bu durumun insan haklarının ihlali olduğunu dile getirmesine rağmen hiçbir talebi dikkate alınmamıştır.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi ile birlikte muhtelif suçlamalardan tutuklu bulunan Furkan Gönüllülerinin Ağrı Patnos L Tipi Kapalı Cezaevine sevk talepleri de; ”Kurumun dolu olması ve kurumda yer olmaması” gerekçesiyle reddedilmiştir. Halbuki Alparslan KUYTUL Hocaefendi Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 8 Kişilik bir koğuşta tek başına kalmaktadır.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi can güvenliğinden endişe etmesi sebebiyle tanımadığı ve güvenmediği biriyle aynı koğuşta kalamayacağını, diğer cezaevlerinde tutuklu bulunan arkadaşlarından birkaçının yanına sevk edilmesini beyan etmesine rağmen bu talep yine gerekçesiz olarak reddedilmiştir.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi’ye yönelik yapılan hukuksuzluklar bununla da kalmayıp; daha cezaevine sevk edildiği ilk hafta bitmeden her tutukluya tanınan haftada 30 dk. olan görüntülü görüşme hakkı da hiçbir gerekçe gösterilmeden hukuka aykırı bir şekilde engellenmiş olup, kendisine sadece iki haftada bir 10 dk. normal telefon görüş hakkı tanınmıştır.
  • Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu; Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında ”İşlemiş olduğu iddia olunan suçun nitelik ve işleniş şeklinin kamuoyunda infial uyandıran suçlardan olması, örgütsel durumları, suç işlemeden önceki yaşantıları, suça bakış açıları gibi kriterlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde adı geçen tutuklunun örgüt içinde talimat verebilecek konumda olması nedeniyle ceza infaz kurumumuzun güvenliği bakımından örgüt içindeki konumu da dikkate alınarak genel ve özel önleme kapsamında Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 64/1 maddesi kapsamında ‘TEHLİKELİ TUTUKLU’ olarak değerlendirilmesine” şeklinde karar vermiştir.
  • Henüz kuruma gelişi daha 1 hafta dahi olmamışken Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında kurumca yapılan ‘TEHLİKELİ TUTUKLU’ değerlendirilmesi neye göre yapılmıştır anlamakta güçlük çekmekteyiz.
  • Ayrıca değerlendirme kısmındaki asılsız iddialar da hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki;

1- Alparslan KUYTUL Hocaefendi’ye isnat edilen suç ”Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu” olup, infial meydana getirecek suçlardan olması mümkün değildir. Uygulamada da sadece bu suçtan tutuklananların sayısı neredeyse yok denilecek kadar azdır.

2- Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu örgütsel durumdan bahsederken burada hangi örgütü kastetmektedir? Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında daha önce herhangi bir örgüte üyelik ya da kuruculuktan bir mahkeme kararı dahi verilmemesine rağmen örgütsel faaliyet denilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunulması kabul edilebilir değildir. Kurumun haddi aşar derecede değerlendirme yapmasının da hukuki hiçbir izahı yoktur.

3- Yine Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında yapmış olduğu değerlendirmede suç işlemeden önceki hayatını gerekçe göstermiştir. İlk olarak şunu açıkça ifade edelim ki; henüz soruşturma aşamasında olan, muhakemesi yapılmamış bir yargılama için sanki bu suçu işlediği kesinmişçesine konuşulması hukuka açıkça aykırıdır. İşlemiş olduğu suç nedir? Bu suçtan ötürü yargı mercilerince Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında verilen  bir mahkumiyet kararı var mıdır? Tüm bunlar göz önünde bulundurulmadan yapılan bu değerlendirme kurumun görevlerinin dışında hareket etmesinden başka bir şey değildir. Ayrıca şunu açıkça ifade edelim ki; Alparslan KUYTUL Hocaefendi hayatını İslam’a, vatanına ve milletine hayırlı hizmetlerle geçirmiş ve geçirmeye devam eden örnek bir şahsiyettir. Tertemiz bir hayatı olup, hakkında daha önce hukuka aykırı bir şekilde açılan tüm mahkemelerden de beraat etmiştir.

Daha kurumda ilk haftasını dahi tamamlamamış bir kimse hakkında yukarıdaki gerekçeler gösterilerek yapılan engellemeler olayın boyutunun hukuki değil, siyasi olduğunun en büyük göstergesidir. Alparslan KUYTUL Hocaefendi hakkında verilen kararların ise hukuka uygun olarak değil TALİMAT İLE VERİLEN KARARLAR olduğu açıkça ortadadır.

  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi’ye yapılan hukuksuzluklar bununla da yeterli kalmayıp, cezaevinde her tutukluya tanınan haklar da yine kendisine verilmemektedir. Yaklaşık 155 gündür tutuklu bulunan Alparslan KUYTUL Hocaefendi’ye ilk kez yaptığımız baskılar sonucunda geçtiğimiz hafta spor hakkı verilmiştir. İnfaz Koruma Memurlarının gözetiminde uygun bir kimseyle sohbet etme talebi de; kurumda kendi suç vasfından herhangi birinin olmaması gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi’nin gerek tek başına tecritte tutularak psikolojik işkenceye maruz bırakılması gerek görüntülü konuşma hakkının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi gerekse de cezaevinde kendisine tanınan haklarının kullanılmasının engellenmesi kendisine uygulanan hukuksuzluğun ne derece büyük olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum insan haklarının en ağır biçimde ihlali olup, Alparslan KUYTUL Hocaefendi’nin yıpratılmak istenilmesinden başka bir şey değildir.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi ve tutuklu bulunan diğer tüm Furkan Gönüllülerine yönelik verilen kararlara bakıldığında tüm kararlar gerekçesiz bir şekilde verilmiş olup dayanaktan yoksundur.
  • Ayrıca yine verilen kararların tamamının hukukilikten uzak ve talimatla verildiği bariz ortadadır.
  • 2911 Sayılı Kanuna Muhalefetten (Kanuna Aykırı Şekilde Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme ve Katılma); sırf anayasal haklarını kullandıkları için tutuklanan Furkan Hareketi Mensuplarının dosyasına TERÖR SAVCISININ bakıyor olması bile ortadaki hukuksuzluğun ne denli büyük olduğunu tek başına ortaya koymaktadır.
  • Yine gözaltına alınan Furkan Hareketi mensubu bayanların; insan onuru ile bağdaşmayacak şekilde çıplak arama zulmüne maruz kalmaları da kabul edilebilir değildir. Bu tutum ve davranışların amacı insanların onurunu kırıp, rencide olmalarından ve psikolojik olarak yıpranmalarından başka bir şey değildir.
  • Sadece Alparslan KUYTUL Hocaefendi’ye değil, çeşitli cezaevlerinde bulunan Furkan Gönüllülerine yönelik sergilenen tavır ve tutumlar da kararın siyasi olduğunun göstergesidir.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi ve tutuklu Furkan Hareketi Mensuplarına terör suçlusu muamalesi yapılmaktadır. Halbuki bu defa ne Alparslan KUYTUL Hocaefendi’nin ne de herhangi bir Furkan Hareketi Mensubu kardeşimizin dosyasında terörle alakalı en küçük bir iddia dahi bulunmamaktadır.
  • Alparslan KUYTUL Hocaefendi ve Furkan Hareketi Mensuplarına uygulanan sistematik zulümler kendilerine gözdağı verip, onları sindirmekten başka bir şey değildir. Hukukilikten uzak, talimat ile sergilenen bu tutum ve davranışların kabulü mümkün olmayıp, aynı zamanda insan haklarının en ağır şekilde ihlalidir.