Alparslan Kuytul Neden Tutuklandı?

0

Toplumları ayakta tutan dinamiklerden bir tanesi de hiç şüphesiz adalettir. Ülkemizin bugün yaşamış olduğu en bariz sıkıntılardan birisi hukukun üstünlüğünün kaybedilip güçlülerin hâkimiyetinin egemen olmasıdır. Toplumun gidişatını dert edinmeyen kimseler tarafından idare edilen ülkemiz maalesef ki pek çok konuda geriye doğru gitmektedir. Hakkı tutup kaldıranların ellerine kelepçeler vurulmakta, hakikati haykıran sesler kısılmaya çalışılmakta, özgürlüğe atılan adımların önüne etten duvarlar çekilmekte, ömrünü toplumun ıslahı için geçirenler parmaklıklar ardına hapsedilmektedir. Muhterem Hocamız Alparslan Kuytul Hocaefendi bu topraklarda bunun en göze çarpan örnek şahsiyetlerden birisidir.

Alparslan Kuytul Hocaefendi Neden Tutuklandı?

1 yıl önce bir iş adamını kaçırma iddiasıyla 3 Furkan Hareketi Mensubu ve sonraları tedricen 5 kişi daha gözaltına alındılar. Furkan Gönüllülerine kurulan bu kumpastaki asıl amacın Alparslan Kuytul Hocaefendi olduğu, tutuklanan kişilerin ailelerine ulaşan karanlık derin güçlerin “Yakınlarınız bu suçu Alparslan Kuytul talimatıyla yaptık derse onları çıkartırız” demesiyle bir kez daha anlaşılmıştı. Yalan ifade vermeyi kabul etmeyen Furkan Hareketi Mensuplarına emniyette işkence yapılmış ve insanlık onuru hiçe sayılmıştır.

Kaçırıldığı iddia edilen iş adamının devlete en az 40 milyon borcu olmakla birlikte yasadışı işleri ve kanun önünde yeterli delillere sahip olduğu suçları bilindiği halde hakkında dava açılmamış ancak bu kişi üzerinden Alparslan Kuytul Hocaefendi ve Furkan Hareketi Mensuplarına yönelik kumpas girişiminde bulunulmuştur. İlk ifadesinde” Beni kaçıranlar Furkan Gönüllüleri değil “ diyen iş adamı karanlık güçler tarafından hakkında açılan davalarla tehdit edilmiş ve ifadesini Furkan Gönüllülerinin aleyhine çevirmesi sağlanmıştır.

Daha önce gözaltına alınan Furkan Hareketi Mensupları çıktıkları ilk mahkemede serbest kalmışlardı. Eğer suçları vardıysa ve adam kaçırma olayının failleriyseler neden ilk mahkemede serbest bırakıldılar?

Bu olayla ilgili yayınlanan bilirkişi raporunda Emniyetin delil olarak sunduğu ve mahkemenin de bunu delil(!) olarak kabul edip Furkan Hareketi Mensuplarından 8 kişiyi tutukladığı meseleyle ilgili görüntüdeki kişilerin, bahsi geçen kişiler olup olmadığı anlaşılabilecek net bir görüntü olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca tutuklu bulunan Furkan Gönüllülerinin hard diski, telefonu ve flash belleğinde uluslararası adli bilişim standartlarına uygun olarak veri bütünlüğü bozulmadan bir inceleme gerçekleştirilmiş ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma konusu ile ilgili herhangi bir veriye rastlanılmamıştır.” sonucuna varılmıştır.

Kaçırıldığı iddia edilen iş adamı, ifadesini değiştirdikten sonra karanlık güçlerin eliyle kaburgalarının kırık olduğuna dair sahte Adli Tıp Raporu ve Bilirkişi raporları almış, emniyet ve yargı ise bu zorlama deliller üzerinden Furkan Hareketini suç örgütü kapsamına girdirmeye çalışmıştır.

İş adamının ifadesini değiştirmesinin üstünden 7 ay geçmesine ve dosyaya herhangi bir delil eklenmemesine rağmen Alparslan Kuytul Hocaefendi, 9 Mayıs 2022 Pazartesi sabahı 6.30 sularında ifadesi alınmak üzere 40 civarı polis eşliğinde evinden gözaltına alındı. Gözaltı haberinin ardından, Adana’da kent genelinde 9-24 Mayıs tarihleri arasında basın açıklaması, yürüyüş ve toplantılar yasaklandı. Adana İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, kent genelinde 9-24 Mayıs tarihleri arasında park, bahçe, kamu binaları da dâhil olmak üzere basın açıklaması, yürüyüş, toplantıların yasaklandığı kaydedildi. Siyasi partiler ve sendikaların yasak kapsamına alınmadığı belirtildi. Hocaefendi 8 saat süren gözaltına sonrası delilsiz bir şekilde tutuklandı.

Alparslan Kuytul Hocaefendinin birdenbire ifadeye çağırılarak tutuklanması da olayın adli bir olay değil siyasi bir olay olduğunun delilidir.

Türkiye’nin yakından tanıdığı değerli âlim Alparslan Kuytul Hocaefendi daha öncede 4 terör örgütüne üye saçmalığıyla 30 Ocak 2018 tarihinde ilk kez tutuklanmış, 2 yıllık cezaevi sürecinden sonra tahliye olmuştur. 2,5 yıllık serbest kaldığı süreçte ise sürekli polis takibi altında faaliyetlerine devam etmiştir. 9 Mayıs 2022 Pazartesi günü ise kurulan yeni bir kumpasla delilsiz bir şekilde tutuklanmış ve Ağrı Patnos L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sürgün edilmiştir.

Alparslan Kuytul Hocaefendinin hayatı açık ve şeffaftır. Olaylara karşı net duruşu tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. “Çamur at izi kalsın” stratejisi Alparslan Kuytul Hocaefendi üzerinde tutmayacak bir stratejidir. Onu tanıyan milyonlarca insan dürüstlüğüne, mertliğine ve cesur oluşuna şahittir. Tutukluluk sürecinin bu yüzden olduğu da nettir.

Alparslan Kuytul Hocaefendi Neden Engellenmesinde Asıl Sebep:

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin bugün engellenmesinin ve sesinin kısılmak istenmesinin temel olarak 3 sebebi vardır:

  • BÜTÜN PEYGAMBERLERİN ORTAK ÇAĞRISI TEVHİD DAVASINI ANLATIYOR OLMASI

Allah’tan başka ilah yoktur manasına gelen Tevhid inancı ‘’Allah’tan başka hiçbir otorite, kanun koyucu, itaat edilecek hiçbir makam yoktur’’demektir. Bunu halkın anlayacağı şekilde anlatıyor olmak güç sahiplerini rahatsız etti. İnternetin yaygınlaşması, bilgiye erişimin kolaylaşması ile yapmış olduğumuz dersler, konferanslar, gençlik buluşmaları, tefsir dersleri vs. daha geniş kitlelere ulaşmaya, dikkatleri çekmeye başladı. Akabinde de çeşitli şekillerde engellemeler ve zulümler başlamış oldu.

  • HÜKÜMETİN YANLIŞLARINA YANLIŞ DEMEK

Tevhid inancı, hak sahibine hakkını vermeyi gerektiren bir inançtır. Bugün mevcut hükümet İslami söylemler ile başa gelmiş ve çeşitli konularda Müslümanlara büyük zararlar vermiştir. 2002 yılında Amerika’nın Irak’ı işgalinde Amerika’ya yardım etmesi ile 2 milyondan fazla Müslüman şehit olmuş, binlerce çocuk yetim kalmış, onlarca insan yurtsuz kalmıştır. Suriye politikası ile de 1,5 milyon Müslüman şehit olmuş, onlarcası sakat kalmış, Suriye yerle bir olmuştur. Türkiye milyonlarca Müslümanın kanının akmasına neden olan Amerika ve uşaklarına yardım etmiştir. Alparslan Kuytul Hocaefendi 2002 yılında da hükümeti uyarmış, Müslümanların öldürülmesine yardım etmenin haram olduğunu dile getirmiştir. Pek çok konuda Alparslan Kuytul Hocaefendi bir Müslüman, bir hoca, bir vatandaş olarak hükümeti dostça tenkit etmiştir ve yaptıkları olumlu icraatleri de takdir etmiştir.

 

3-DERİN DİNSİZ KOMİTEYİ İFŞA ETMEK

Vitrinde ülkeyi yöneten, İslami argümanlarla ayakta durmaya çalışan bir hükümet bulunsa da içeride devletin kalbini elinde tutan, İslam’dan, Müslümanlardan nefret eden derin dinsiz bir komite var. Bu komite ülkede İslam’ın canlanması, konuşulması, yaşanmasına tahammül gösteremiyor. Yüzlerce İslami konferansın engellenmesi, Covid hastalığı yeni çıktığında tedbirlerin öncelikle camilerde alınmaya başlanması, Ramazan Bayramı için yapılan etkinlik ve çalışmalarda saldırganca tutum izlenmesi, itikaf yapılan camilere biber gazlı baskın yapılması gibi daha pek çok olayda derin dinsiz komite devlet eliyle Müslümanların hassas noktalarına hançer saplamaya çalışmıştır. Devlet eliyle 2013 yılından itibaren tüm cemaatlere baskı yoluna gidilmiş, biat etmeyenlerin ipi çekilmiştir.

Devletin 8 yıldır, bilhassa Süleyman Soylu’nun da Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul Hocaefendi ile özellikle uğraştıkları kendi itiraflarıyla da anlaşılmış oldu. Onlarca Furkan Gönüllüsüne mahkeme açıldı, yüzlerce Furkan Gönüllüsü tehdit edildi, muhbirliğe zorlandı. Derin devlet, her zaman İslam’ı anlatmamızdan, hükümet ise eleştirmelerimizden rahatsız oldu. Haliyle her ikisi de Furkan Gönüllülerine ve Alparslan Kuytul Hocaefendi’ye karşı birleşmiş vaziyette bu muamelelere maruz kalmaktadırlar. Bizi boyun eğdirmeye, kendilerine biat ettirmeye çalışıyorlar. ‘’İlla bize boyun eğeceksiniz, biat etmezseniz böyle olur.’’ diyorlar. Biz boyun eğmedik, eğmeyeceğiz; biat etmedik, etmeyeceğiz.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here