Furkan Vakfı ve Gönüllülerine Kesilen 2 Milyon 100 Bin TL Para Cezası Hakkında!

0
Furkan Vakfı ve Gönüllülerine Kesilen 2 Milyon 100 bin tl Para Cezası Hakkında!
Furkan Vakfı ve Gönüllülerine Kesilen 2 Milyon 100 bin tl Para Cezası Hakkında!

Alparslan Kuytul Hocaefendi tefsir dersi sonrasında Furkan Vakfı ve furkan Gönüllülerine kesilen 2 Milyon 100 Bin TL para cezası hakkında açıklamalarsa bulundu.

Söz konusu cezalarla ilgili olarak; “Öncelikle bunu lanetlediğimi, kınadığımı bildirmek istiyorum.” diyen Alparslan Kuytul Hocaefendi ülkenin iyice diktatörlüğe doğru gittiğini ve pandeminin de bunun için bir fırsat olarak görüldüğünü dile getirdi.

Yaptığı açıklamada benzeri suçlamalarla birçok Furkan gönüllüsü hakkında dava açıldığını ve alınan beraatlere rağmen hala açılmaya devam edildiğini vurguladı.

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin açıklamalarının bir kısmı şu şekilde;

Devlet Vatandaşını Böyle Fişlemez

Öncelikle kesilen binlerce liralık cezaları lanetliyor ve kınadığımı bildirmek istiyorum. Çünkü artık bu cezalar çok fazla oldu ve tadını kaçırdılar. İyice diktatörlük kurdular. Herkesi susturuyorlar, kimseyi konuşturmuyorlar, basın açıklaması yapanlara bile engel oluyorlardı. Bu pandemi de çıkınca ellerine iyice fırsat geçti. Şimdi bir basın açıklamasında bile insanlar bir araya gelmiş, mesafeli durdukları halde -fotoğrafları da var- hepsine cezalar gönderiyorlar, yakın mesafeden hepsinin tek tek yüzünün fotoğrafını çekiyorlar. Devlet vatandaşını böyle fişlemez, devlet böyle olmaz. Herkesi fişliyorlar, ondan sonra evlerine cezalar yağdırıyorlar. Şimdi ‘pandemi’ diyerek ‘Hıfzıssıhha Kanuna’ muhalefetten yani Sıhhati Koruma Kanuna muhalefetten ‘yakın durdunuz’ deyip ceza kesiyorlar. Hatta yakın durmayanlara bile ceza kesiyorlar. Bazen şaşırıp birbirine karıştırıyorlar. Adam o gün o şehirde bile değil başka şehirde olduğu halde ceza kesiyorlar. Ellerinde listeler, artık kimin şansına denk gelirse gibi bir şey. ‘50-100 kişiye ceza kesin’ demişler. ‘Herhalde bu da mutlaka ordadır’ deyip ceza kesiyorlar. Halbuki adam başka şehirde. Böyle olaylar, böyle rezaletler de oldu, ispat edebiliriz.

Bakın ne kadar ceza kesmişler? Ben bunu merak ettim, size okuyayım. Ben arkadaşlara yazılan cezaları toplayın, dedim. Tüm şehirlerden cevap geldi mi bilmiyorum. Hala bize göndermeyen varsa bize internetten göndersin. Ne kadar ceza geldi, hangi iddia ile ceza kestiklerini bize bildirsinler.

Polis Savcıdan Talimat Almadan Dosya Hazırlayamaz

Bize gelen bilgilere göre; yürüyüşlerden dolayı, ben hapisteyken benim için yapılan yürüyüşlerden dolayı mahkeme açmışlar. Ne yapmışlar? Atkı takmışlar, ‘Alparslan Hocama Özgürlük’ demişler, hepsi bu. Suç mu? Suç değil. 30 tane beraat var. 70-80 tane mahkeme açtılar. 30’u bitti, 30 tanesinden beraat edildim. Bakınız bu yürüyüşlerden dolayı, bunlar suç değil. İnsan bir defa bundan ötürü dosya hazırlar. Baktın ki beraat ediyor, bir daha hazırlamazsın. Demek ki suç değilmiş. Diyelim ki polis bilmiyordu. Polis savcıdan talimat almadan dosya hazırlayamaz. Emniyet bir kere haddini bilsin. Sen savcı değilsin. Emniyet yeri geldi mi kendini savcı yerine koyuyor, yeri geldi mi kendini vali yerine koyuyor. Validen habersiz iş yapıyor, savcıdan habersiz iş yapıyor, başka yerden talimat alıyor. Savcıya gitse sorsa savcı, belki de diyecek ki ‘kanunlara göre bu suç değil.’ O zaman bizi mahkemelerde süründüremeyecekler. O yüzden savcıya gitmiyorlar, doğrudan doğruya direk kendileri ifadeye çağırıyor.

Savcı Talimatı Olmadan Kimse İfade Vermesin

Sen ifadeye çağıramazsın emniyet! Sen kimseyi ifadeye çağıramazsın, savcı ifadeye çağırır. Polis devleti misiniz? Memleketi polis devleti yaptınız. Polis ifadeye çağıramaz, savcının talimatı yok. Kendisi ifadeye çağırıyor, dosyayı hazırlıyor. Ondan sonra götürüp savcının önüne koyuyor. Savcı daha ne yapsın? Şimdi mahkemeyi başlatmasa ‘niye başlatmadın’ diye kendisine hesap soracaklar. ‘Yoksa sende mi şusun, busun’ diyecekler. Belki de sürgün olacak, korkudan ‘lanet olsun’ diyor ve mahkemeyi başlatıyor. Topu hâkime atıyor ‘hâkim affetsin’ diyor. Savcı bunun suç olmadığını biliyor. Bu şekilde 30 mahkeme bitti. 30 mahkemeden 30 beraat ve 15-20 gün evvel 85 arkadaşımıza bir kâğıt daha geldi. Yine böyle ifadeye çağırmışlar. Arkadaşlar zorlaştırmamak için gidip ifade vermişler. Onlar bizim hayatımızı zorlaştırmaya çalışıyor, ben niye onların hayatını kolaylaştıracakmışım. İfade vermeye gerek yok. Savcı talimatı olmadan kimse ifade vermesin.

85 kişiyi ifadeye çağırmışlar, dosyayı hazırlamışlar. Savcının önüne koymuşlar. Savcı buna rağmen ‘mahkemeye gerek yok’ demiş. Bu adamlar zaten 30 tane beraat aldılar. Bir daha mı mahkeme. ‘Kovuşturmaya yani mahkemeye gerek yok’ diye karar vermiş, daha geçen gün kâğıdı geldi. Bunun gibi birçok hadise var. Savcılar ‘gerek yok’ dediler, kovuşturma açmadılar. Ama emniyet hâlâ ifadeye çağırmaya devam ediyor, hâlâ ceza yazmaya devam ediyor, hâlâ yeni yeni dosyalar hazırlamaya çalışıyor. Bunlar savcıya niye sormuyor? Savcı der ki: ‘Bunlar 30 defa beraat etti, yeter. Mahkemeleri niye bununla meşgul ediyorsunuz? Mahkeme sizin oyuncağınız mıdır? Hakimler, savcılar sizin çocuğunuz mudur, sizin elinizde oyuncak mıdır?’ Bazı savcılar belki böyle derler. Emir almayan, vicdanına göre davranan hiç mi yok?  Elbette tek tük vardır. Onlara danışılırsa onlara savcı bey ‘işte bunları ifadeye çağıran bir talimat çıkartın’ derse, savcıda ‘hayır, ben talimat çıkarmam, bu suç değil’ derse ne olacak? Bir şey yapamayacak. O yüzden savcıya sormuyor, kendisi yapıyor.

Polis Devleti Mi, Hukuk Devleti Mi?

Demek ki polis devletiyiz. Benimle ilgili yapılan yürüyüşlere bakın. Adam sadece yürüyüş yapıyor, adam bir atkı takmış, olay çıkmamış, pankart bile değil ve suç değil ve mahkeme kararları ile de ortaya çıktı zaten. Kanun da var, suç değil. Biz zaten biliyoruz. Bakın bundan dolayı 342 tane ceza kesmişler, toplam 368 bin lira. Sosyal mesafe, bu pandemiden dolayı ellerine bir koz daha geçti. Şimdi direk kendileri kesmiş olmamak için sosyal mesafeyi bahane ediyorlar. Çünkü çok yıprandılar. Bizi de yıpratmaya çalışıyorlar. Aslında kendileri yıpranıyor ve artık sevilmeyen bir duruma geliyorlar.

Her Tarafları Kanunsuzluk

Sevilmeyen polis mi olmak istiyorsunuz? Nefret edilen insanlara mı dönüşmek istiyorsunuz? Bu sefer kendileri biraz daha geri planda kalıp, Sağlık Bakanlığının görevlilerine ceza kestiriyor. Polis biz kesmedik, onlar kesti diyorlar. Çocuk mu kandırıyorsun? Herkesin tek tek fotoğrafını çekip-götürüp, oraya veren sensin ve mesafeli olduğu halde bile ‘ceza kesin bunlara’ diye talimat veren sensin. Siyah gözlüklüler emniyete talimat veriyor, kendilerini gizliyorlar, kendileri görünmüyorlar. Emniyet suçlu olsun, emniyet kötü olsun, emniyette şimdi bu yolu buldu. Onlarda bizde kendimizi kötü etmeyelim. Sağlık Bakanlığı bilmem ne bakanlığı filan. Bakanlık ceza vermiş olsun, biz de kendimizi kötü etmeyelim ama biz aslında kimlerin ‘o cezayı kesin’ talimatı verdiğini biliyoruz. Bu ülkede hangi güçlerin gerçekte memlekete hâkim olduğunu biliyoruz. Sosyal mesafe diyerek, Sağlık Bakanlığı vasıtası ile 220 kişiye 700 bin liralık ceza kestiler. Arkadaşlardan bazıları branda asmış ya da herkes kim astıysa Adana’nın uygun gördükleri birkaç yerine 6 tane branda asılmış diye dergiye 6 tane ceza kestiler. “Hoş geldin Ramazan” başka bir şey yok. Branda üzerinde Furkan Nesli Dergisi amblemi var. O halde bunu dergi astırmıştır. İspatla, her tarafta kamera var, göster bakalım.  Derginin sahibi ya da bir yazarı mı gitmiş, asmış? Sevenlerden biri asmış olabilir. Dergi mi asmış, ispatla. Ben derginin imtiyaz sahibi olan arkadaşa sordum, vallahi haberi yok ve en üst sınırdan 12 bin bilmem ne kadar toplam 73 bin 6 tane brandaya 6 tane ceza, halbuki 100 tane branda asılsa bile bir tane ceza verilir, kanun var. Her tarafları kanunsuzluk. 100 tane asılsa bir tane ceza verilir. Çünkü hepsi aynı mahiyettedir. Kötü bir şey de yazmıyor, “Hoş geldin Ramazan” ve “Oruç size farz kılındı” ayeti. Bunu kaldırtan, kestiren ve ceza verenler kendine Müslüman diyor mu acaba? “Hoş geldin Ramazan”, ‘Oruç size farz kılındı’ ayeti. Bunu kaldırtan ve kestiren ve buna ceza verdiren kendine Müslümanım diyor mu acaba?

 Emniyetin Ceza Kesme Yetkisi Olmadığı Halde Ceza Kesiyor

73 bin lira ceza dergiye, öğrenci evlerine gelen cezalar, bizi seven talebelerin kaldığı eve 8 ceza, eve 358 bin lira ceza, 358 bin lira ev sahibine bunun 242 bin lirası daha evvel vakfa kesildi ama atanan kayyum mahkemeye itiraz etti. Vakfa ait böyle bir yer yok, vakfa gidip gelen insanların tuttuğu evler varsa bundan vakıf sorumlu değil, diye buna itiraz etti. 240 bin lira ceza kesilmişti o ceza mahkeme tarafından iptal edildi ama cezalar devam ediyor. Yine aynı mahkeme kararı ile yurt olmadığı ispat edilen ve para cezası iptal edilen eve tekrar ceza veriliyor. Bunlar kanun dinlemiyor. Bunlar ne hâkim ne savcı dinliyor. Bunlar ‘bizim dediğimiz olur’ diyor. Birine 53 bin, birine 116 bin, sanıyorum 2 eve 116 bin ceza kesilmiş. Bir de maliye yoluyla ve başka bakanlıklar yoluyla ceza kesmeye başladılar.  Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile ceza yazıyorlar sonra biz yapmıyoruz, onlar yapıyorlar, diyor. Yalancının Allah belasını versin mi? Hepsini yapan sizsiniz. Biz bunu biliyoruz. Vergi işlemlerinde; güya gününde götürmemiş, yatırmamış, gününde evrakı teslim etmemiş gibi ıvır zıvır birtakım şeyler gerekçe gösterilerek 600 yüz bin lira ceza kesiyorlar. Allah eninde sonunda belanızı verecek, şimdi yapın bakalım yapabildiğinizi. Böyle bir ceza var mı? Yok gününde şunu teslim etmedi, yok gününde şu böyle olmadı. Hiçbir delile dayanmadan maliyeci 600 bin lira ceza kesiyor. Neden? Çünkü talimat geldi. Ceza kes, demişler. Erkekse kesmesin. Toplam 596 tane ceza, 2 milyon 99 bin lira. Eski parayla 2 trilyon 100 milyar. Bu bizim bulabildiğimiz yani bize bildirenler. Daha evvel de bir sürü cezalar gelmişti. O zaman böyle toplamamıştık, böyle uğraşmamıştık. Belki onlar bunun içinde yoktur. Hatta bazı arkadaşlar gidip bilmeden ödemişler, bunların bir kısmı mahkeme tarafından iptal edilecek türden cezalar. Çünkü emniyetin ceza kesme yetkisi olmadığı halde ceza kesmiş. Bunlar Adana mahkemelerinden birisi bizimle ilgili değil başka bir olaydan dolayı o cezaları iptal etti. “Emniyet ceza kesemez” dedi. Böyle bir suçtan dolayı emniyetin ceza kesme yetkisi yoktur.

 Allah’ın Azabına Hazır Ol

Peki Emniyet Nasıl Ceza Kesiyor? Kesiyor işte. Bizim dediğimiz olur, diyorlar. Daha evvelde böyleleri demişti, sonra devran değişti. Bugün bunu yapanlar biliniyor. Devran değiştiği gün mahkemede sürünecekler. Yanınıza kalmayacak, şimdi size amirleriniz haksız ve kanunsuz talimatlar veriyorlar. Ne yapayım ben emir kuluyum, diyorsun. Yarın göreceksin, emir kulu olmak değil Allah’a kul olmak lazım. Bu dünyada yetkililerden korkuyorsun ama lafa gelse Müslümansın. Allah’tan korkmuyorsun, insanlardan korkuyorsun, devletten korkuyorsun, sürgünden, yok bilmem ne yaparlar, diye korkuyorsun. Allah cehenneme atıyor, cehenneme. Sen Allah’ı unutmuşsun. Devlet bunu yapar, devlet şunu yapar, diye ödü kopuyor. Devlet ne yapacak belki seni işten kovacak. Rızkı veren Allah’tır. Ama Allah cehennemine koyacak, sen tercihini yapmışsın. O zaman Allah’ın azabına hazır ol.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here